Keşfetmek için Binrota Var!
MENU
Kelime veya Ülke Arayın
tur bölgesi
  • Kuzey Amerika
  • Orta ve Latin Amerika
  • Kuzey Avrupa ve Rusya
  • Orta Asya ve Japonya
  • Güney Doğu Asya
  • Hindistan Alt Kıtası
  • Kuzey Afrika ve Orta Doğu
  • Orta ve Güney Afrika
  • Avustralya
  • Balkanlar
tur dönemi
  • Yaz Turları
  • Kurban Bayramı Turları
  • Sonbahar ve Kış Turları
  • Yılbaşı Turları
  • Sömestre ve Kış Turları 2019
  • İlkbahar Turları 2019
  • Şeker Bayramı Turları 2019
Kapat

Kolombiya

Kolombiya

Kahveleri, zümrüt madenleri, Gabriel Garcia Marquez, Fernando Botero ve Shakira gibi uluslararası üne sahip sanatçıları, Kolomb öncesi döneme ait hazineleri, kolonyal dönemi yansıtan mimari eserleri, benzersiz bir görsellik sunan tuz madenleri, neşeli halkı ve benzersiz yemekleriyle ilginç ve gizemli bir ülke Kolombiya.

Güney Amerika'nın batı kıyıları boyunca uzanan And Dağları, Kolombiya'nın bulunduğu bölgede üç ayrı kola ayrılıyor. Başkent Bogota, bu dağ sıraları arasında bulunan en önemli ticaret yolları üzerinde kurulmuş. Sekiz milyondan fazla nüfusu ile ülkenin en büyük metropolü.

Diğer büyük şehirler ise ünlü kokain kaçakçısı Pablo Escobar'ın yaşadığı Medellin ve Karayip Denizi kıyısında bulunan tatil beldesi Cartagena.

Bogota'ya yaklaşık bir saat mesafede, Zapaquira kasabası yakınında bulunan tuz madenleri ülkenin en benzersiz ziyaret noktası olan Tuz Katedrali'ni barındırıyor. Yerin iki yüz metre kadar altında bulunan ve tamamı madenciler tarafından oyularak yaratılmış olan bu katolik kilisesi gezginler için farklı bir sürpriz.

Bogota'daki Altın Müzesi'ndeki altın eserleri koleksiyonları, Fernando Botero'nun şişman insanları tasvir ettiği eserleri, orkideler, zengin yemek çeşitleri ve anlatmakla bitmeyecek birçok güzelliği bir arada barındıran Kolombiya; hem Latin Amerika'nın tüm renklerinin bir sentezi, hem de kendine özgü bir kişilik sergiliyor. 

Başlıca Kolombiya Turları

Kolombiya denince akla gelenler

Bogota

Kolombiya'nın başkenti Bogota, And Dağları boyunca uzanan büyük vadilerden birinde, Bogota nehri kıyısında kurulmuş. Bu bölge Bogota Savanı olarak da biliniyor. Kolomb öncesi dönemde altın ve tuz madenlerinin varlığı, buranın önemli bir medeniyet merkezi olarak gelişmesini sağlamış.

İspanyol kaşif Gonzalo Jimenez de Queseda, 1538 yılında bu bölgeye ilk ulaşan Avrupalı olmuş. İspanyollar kısa zamanda altın ve tuz ticaretine hakim olmuş, buldukları ve madenlerden çıkardıkları altınları ülkelerine göndermişler.

Bölgenin yerli halkı olan Muisca'lar geliştirdikleri benzersiz altın işleme teknikleriyle El Dorado - Altın Adam efsanesinin ve sonsuz zenginlikleri anlatan hikayelerin ilham kaynağı olmuşlar.

Günümüzde başkent Bogota'nın tarihi şehir bölümü La Candeleria, koloni döneminin kentsel kültürünü ve ihtişamını yansıtıyor. Burada ihtişamlı Colon Tiyatrosu'nu, tarihi evleri, kiliseleri; Kolombiyalı ünlü ressam ve heykeltraş Fernando Botero'nun eserlerinin sergilendiği Botero Müzesi ziyaret edilmeli.

Bogota'nın en büyük meydanı, ülkenin bağımsızlığını kazanmasını sağlayan Simon Bolivar'ın adını taşıyor. Burada bulunan Adalet Sarayı 1985 yılında Pablo Escobar'ın adamları tarafından işgal edilmesi ile ün kazanmış. Katedral ve Parlemento da burada bulunuyor.

Bogota'da bulunan en önemli ziyaret noktalarından biri de Altın Müzesi. O kadar çok altın eser var ki bunların tarihi ve kültürel değerini bir yana koyup, sadece maddi değerini hesaplamaya çalışsanız ne rakamlar ne de yöntemler yeter.

-->