Keşfetmek için Binrota Var!
MENU
Kelime veya Ülke Arayın
tur bölgesi
  • Kuzey Avrupa ve Rusya
  • Güney Doğu Asya
  • Orta ve Güney Afrika
  • Kuzey Afrika ve Ortadoğu
  • Hindistan ve Alt kıtası
  • Orta ve Latin Amerika
  • Avrupa
  • Kafkaslar ve Orta Asya
  • Uzakdoğu
tur dönemi
  • Yaz Turları 2019
  • Kurban Bayramı Turları 2019
  • Sonbahar-Kış Turlar 2019
  • Yılbaşı Turları 2020
Kapat

Almanya

Almanya

Küllerinden her defasında yeniden doğan bir efsane kuş Almanya...

Hegel gibi Marx gibi; Kant, Nietzsche, Einstein gibi; Heidegger ya da Habermas, Benjamin gibi; Bach, Beethoven ya da Kafka gibi daha yüzlercesini çıkaran bu topraklar; felsefenin, müziğin, sanatın, edebiyatın ve bilimin beşiği olarak hep yeniden doğumun hep yeniden tanımlamanın merkezi, lokomotifi olmuştur... Dünyayı her anlamda peşinden sürükleyen kimi aydınlatmaya kimi felakete sürükleyen ama her ikisini de aynı anda üretebilen anakronik yapı Almanya... 

Birçok ülkeye olan komşuluğu, her ülkeden aldığı ve verdiği kültürel etkileşim bu zenginliğin bir sembolü olarak yansıyor belki de... Muhteşem katedralleri (Köln-Dresden) ya da Parlamento Binası (Reichstag) tarihin tüm izlerini taşıyan Duvar, Reagan ya da Gorbaçov’un izlerini taşıyacak kadar uluslararasıdır... Bir İmparatorluk edasının çevresine yaydığı aura, kültürel etkinliğini sürdürüyor hala... En bakımlı ve görülmesi gereken yerlerden biri olarak Berlin Hayvanat Bahçesi ve ardından Frankfurt Kitap Fuarı bu kültürün en uzun soluklularından tüm dünyayı buraya toplayan bir kültürel faaliyet alanı olarak yansır, tıpkı Almanya’nın kendisi gibi...

Başlıca Almanya Turları

Şu anda aktif bir tur bulunmuyor.

Almanya denince akla gelenler

Berlin

Yakın dönem tarihin kalbinin attığı yer Berlin. I. Dünya Savaşı sonrası ‘Nazi Almanya’sına başkentlik etmiş, II. Dünya Savaşı’nda tamamen yerle bir olmuş, sonrasında şehrin ortasından bir duvarla ABD-SSCB soğuk savaşının sembol ülkelerinden biri haline gelmiş bir kent. Duvarın yıkılmasının ardından Doğu ve Batı birleşerek küllerinden yeniden doğar. Bugün kültürün, post-modern sanatın, sinemanın kalbinin attığı yer olarak öne çıkar. Plastik sanatların kalbinin attığı Müzeler Adası mutlaka görülmesi gereken yerlerden… Burada birbirinden önemli sergilere ev sahipliği yapan müzeler de ziyaret edilebilir mekânlardan...

Barış ve özgürlüğün kapısı Brandenburg, bir dönemi tanımlayan ‘Duvar’ın kalıntıları, Reichstag gibi simge mekânlar bir dönemin izlerinden tarih taşırlar günümüze… Eski Doğu Berlin'in merkezi olan ve Rus Çarı I. Alexandre’ın onuruna verilen adla Alexanderplatz görülmesi gereken yerlerden bir diğeri. ‘Türk Mahallesi’ olarak ün salan Kreuzberg; eski Yahudi bölgesi olarak bilinen bugün kentin en hareketli yeri olan Mitte bölgesi Yahudi Müzesi’yle birlikte ibretlik bir dünya sergiler. Doğudan batıya akan ve tüm şehrin panoramasını içinde taşıyan Spree Nehri ile kuzeyden gelen Havel Nehri sarıp sarmalar şehri. Ve Berlin yaşayan bir kent olarak gece gündüz hareket halinde, bir nehirde iki kez yıkanılmaz misali coşku, eğlence ve kültürü sürekli kılar…

Dresden

Bugüne dek ayakta kalmış barok yapıları, barındırdığı sayısız sanat eseri ile Elbe Nehri'nin kenarında kurulan bu güzel şehir Elbe'nin Floransası olarakta anılır.

Sanat meraklıları Gemäldegalerie Alte Meister ve Grünes Gewölbe müzelerine bayılacaklardır ve şehrin genel görünümünde yansıtılan karışık stiller karşısında mimariden hoşlananlar için görülmesi gereken eserlerdir.  Avrupa'nın en güzel su saraylarından biri olan Moriztburg, Dresden'den yalnızca 10 km uzaklıkta kuzey yöndedir. Sarayın parkında yürüyüş yapabilir. Barok Mimarisinin en iyilerinden Frauenkirche Kilisesi, Zwinger Yazlık Sarayı, 102metrelik uzunluğu ile harika bir sanat eseri olan porselen tablo Prenses Alayı'nı ziyaret etmek elzemdir.

Munih Alpleri

Heidi’nin masal karekterlerinden birisi gibi hissettirecek, kart postal güzelliğinde manzaları ile Bavyera Alpleri şüphesiz Almanya’nın saklı bahçeleridir. en büyük şehri Munih’i görülmesi gereken hazinelerdendir. Neues Rathaus, Isartor Kapısı ile barok ve gotik mimarinin en üstün örneklerinden birçok yapıya ev sahipliği yapan görkemli bir meydanı Marienplatz ve bu meydana çıkan cadde ve sokaklarda  keyifle kahvenizi yudumlayıp, Bavyera keki yerken daha ne güzelliklerin beklediğini düşünmeye başlarsınız.  

Yolunuz Fussen’e doğru devam etmesi kaçınılmazdır. Romatik Yolun güneyindeki başlangıc noktası  Lech Nehri’nin kıyısından yukarılara kurulan bu şehir tüm dinginliği ile kucaklar misafirlerini. Çevresinde ki birçok köy ve herbiri görülmeye değer ancak bir tanesi Avrupa’nın en güzel şatolarından birini barındırır; Neuschwanstein  Şatosu… 

Hamburg

Almanya’nın dünyaya açılan kapısı olarak anılması boş yere değildir. Dünyanın sayılı büyük limanlarından birisini barındıran şehir, hem modern yüzü hem de 1000 yılı aşkın tarihi ile ülkenin en büyük ikinci şehridir.

Neo Rönesans mimarisine özgü görkemli yapı, yeşil çatısıyla parıdayan Rathaus, barok mimarisinin önemli eserlerinden St. Michael Kilisesi görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Hele birde Alster Gölü’nün etrafındaki parklarda yürüş yapıp, meşhur balık pazarında kahvaltı yapmak Hamburg’a aşık eder misafirlerini..