Keşfetmek için Binrota Var!
MENU
Kelime veya Ülke Arayın
tur bölgesi
  • Kuzey Avrupa ve Rusya
  • Güney Doğu Asya
  • Orta ve Güney Afrika
  • Kuzey Afrika ve Ortadoğu
  • Hindistan ve Alt kıtası
  • Orta ve Latin Amerika
  • Avrupa
  • Kafkaslar ve Orta Asya
  • Uzakdoğu
tur dönemi
  • Yaz Turları 2019
  • Kurban Bayramı Turları 2019
  • Sonbahar-Kış Turlar 2019
  • Yılbaşı Turları 2020
Kapat

Ekvator

Ekvator

Ekvator’dan alıyor adını çizginin üstünde hemen. İkiy e bölünüyor ülke tek bir çizgiyle. Büyük Okyanusa bakan yüzüyle aydınlık... Galapagos Adalarını kavrıyor... Her biriyle gurur duyuyor bu ülke... Amazona değdiği gibi elleri yaşam dolu... Binlerce canlı türünün yatağı adeta... Tıpkı yine yüzlerce yıl öncesinden İnkalar’ın medeniyetinden kalanlar gibi... Yaşam devam ediyor, geçmişin ışığında yeni bir dünya var oluyor; Ekvador bu yeni yaşamı sürekli kılıyor... Türlerin Kökeni gibi bir teoriye özne olacak kadar zengin ve dolu... Ya da Vonnegut’un romanlarına konu olacak kadar ilham kaynağı... Mavi ve turkuazın serinliğinde suların hayata dair olduğu bir yer Ekvador...

İnkaların izinde çağlar arası bir Quito yolculuğuna ne dersiniz?

Her ülkeye bir sözü var Amazon’un, Ekvador’a düşense yaşam ve umut...

Darwin’in Galapagos’u size her bir canlıyı ayr ayrı tanıtıyor...

Başlıca Ekvator Turları

Ekvator denince akla gelenler

Quito

Bir İnka kenti olarak 16. yüzyıla dayanan bir tarihi var Quito’nun. Yüksek bir ülke olarak dağların arasına konuşlanmış korunaklı bir başkent. Kültür ve sanatıyla ilerlemiş bir toplumun izlerini taşıyor. Bu süreci izlemenin bir çok müzenin yanında en güzel yeri özellikle Merkez Bankası Müzesi. Müze İnkalara ait ve kolonyal dönem öncesi altın objelerle, heykeller, sembollerle o dönem yaşamının kabilelerin yaşamlarını gösteren aletleri sergiliyor...  

San Francisco ve Santo Domingo Manastırları şehrin en özgün yapıları olarak şaşırtıcı bir görkeme sahiptir. Özellikle paskalya ve dini bayramlarda şehrin dinamiği, telaşı ve rengarenk yapısı canlı bir organizmaya benzer; heyecan, yaşam ve hayat oradadır. Eski şehrin sokakları bize şehrin tüm kimliklerini, kolonyal dönemin ve cumhuriyet döneminin tüm özelliklerini sunan bir duygu selini yaşatır. Metropolitan Parkı da bu duyguların en güzeline hitap eder: Güney Amerika’nın en büyük şehir parkı okaliptüs ağaçlarının gölgesinde dinginlik içinde insanı sakinleştirir; huzura kavuşturur. Namı kıtaları aşmış Ekvator birasıysa sağlanan huzura iyi giden en güzel içecek...

Amazon

Neredeyse tüm ülkeyi ve hatta komşuları dahi sarıp sarmalayan bir nehir Amazon. Peru’da doğup dağlar, ormanlar, aşarak, kıvrım kıvrım geçtiği yerlere yaşam veren dünyanın en büyük debisiyle Atlas’a dökülen, genişliği kilometrelerle ifade edilen devasa bir nehir Amazon. Ve dünyanın ciğerini oluşturan yine kendi gibi devasa ağaçlarıyla ormanları binlerce yaşamı var eden bir atmosfer gibi işler... ‘Amazonosfer’ alanı artık dünyanın bir diğer katmanı gibidir...

Bildiğimiz ormanlar değil ya da ağaçlar; bildiğimiz nehir değil buralar üzerinde tur yapılan bir deniz adeta; ağaçları örten, dallarından tutularak ilerlenen bir macera... Yarattığı habitat , fauna ve florasıyla başka bir evreye taşıyor buraları binlerce kuş türü, binlerce bitki, dev Timsahlar... Ve daha görülmemiş ya da gördüklerinizle kıyas dahi kabul etmeyecek kadar inanılmaz diğerleri... Her geçen gün bir yenisi keşfedilen yerliler, kabileler... Tüm bunları saklamak içinse gereken dev bir Amazon sadece... Ve sadece siz...

Galapagos Adası

Darwin’in keşiflerini yaptığı, tespitlerini sunduğu ve Türlerin Kökeni’ne ilham olan yer Galapagos. Denizinden karasına ve oradan da volkanik dağları geçerek havaya ulaşan evrim gibi bir yer burası. Bir teori sanki adalar... Her bir noktasında bilim içeriyor... Biyoloji dersi gibi Galapagos. Hayvanlar birbirine karışıyor, türler kendilerini inkar ediyor... Renkler birbirine nispet yapıyor... Adları bilinmeyen binlerce tür hala keşfedilmeyi bekliyor... Bin bir türün varlığı başka söze ihtiyaç doğurmuyor...

Adaya adını veren dev kaplumbağalar uzanarak ağaçların alçak dallarından yaprak yiyorlar; hayatı özümseyerek yaşıyorlar olsa gerek, zaman çok uzun burada daha çok zaman var. Yeraltı dünyasının sunduğu inanılmaz ambianssa her şeyi bırakıp aşağıya yerleşmeyi özendiriyor... Ne renkli dünya... Gözler bayram ediyor adeta...  Penguenler dalıp çıkıyor, foklar tembellik ediyor, yüzlerce tür balık yaşamı kendini ben de varım dercesine ispat ediyor tüm şaaşasıyla... Hayat bir arada güzel... Çünkü yaşam bir süreç ve Galapagos Darwin’in yaptığı gibi en iyi gözlem dünyası...