Keşfetmek için Binrota Var!
MENU
Kelime veya Ülke Arayın
tur bölgesi
  • Orta ve Latin Amerika
  • Kuzey Avrupa, Rusya ve Ukrayna
  • Avrupa
  • Güney Doğu Asya
  • Hindistan Alt Kıtası ve Sri Lanka
  • Kuzey Afrika ve Ortadoğu
  • Orta ve Güney Afrika
  • Uzakdoğu
  • Kafkaslar ve Orta Asya
tur dönemi
  • Sömestre 2020
  • İlkbahar 2020
  • Şeker Bayramı 2020
  • Yaz Turları 2020
  • Kurban Bayramı 2020
  • Sonbahar - Kış 2020
  • Yılbaşı 2020 - 2021
  • Şeker Bayramı 2021
  • Yaz 2021
  • Sömestre 2021
  • Sonbahar-Kış 2021
  • İlkbahar 2021
Kapat

Guatemala

Guatemala

Lavlardan yanan Tikal’in geçmişinde soğuyor Guatemala mutluluk saçıyor...

Binlerce yıl öncesinden kalma, Mayalar’ın yerleşik olduğu bir yerliler ülkesi. Büyük Okyanus’a karşı geniş Karayip’e dar kıyısı olan kahveler kahvesinin diyarı. Denizden gelen rüzgar kokuyu tüm ülkeye yayıyor, kahve her anınızda atmosferde sizi karşılıyor. Sıcacık bir gülümsemesi gibi yerlilerin sizi sarmalıyor bu hava. Volkanların sıcaklığıyla sizi karşılıyor gülen yüzler ve hayatta hiç deneyimlemediğiniz şekliyle lavlar ayaklarınızın altından akıyor, katman oluyor sonra; bir toprağın, bir kayalığın oluşumu gözünüzün önünde gerçekleşiyor.

Diğer yanıyla da rengarenk bir ülke, tıpkı insanları gibi... Binalarından, pazarlarına, el ürünlerinden giysilerine her birinin birer hikayesi var gibi birbirinin içine geçmiş örgülü ve desenli... Söylecekleri var, dinleyecekleri var; binyılların birikimi var. İnşa ettikleri Tikal’den ilettikleri, ağaçlar arasında kaybolmuş Maya uygarlıklarından getirdikleri gelenekleri var... Guatemala hala bu geleneği yaşıyor modern dünyaya gösteriyor...

Başlıca Guatemala Turları

Guatemala denince akla gelenler

Tikal Ulusal Parkı

Sanki bir zaman makinesi var elimizde. Günümüz dünyasından 2500 yıl öncesine ışınlıyor bizi. Düşünmesi bile zor ama gezmesi inanılmaz. Bilimin en gelişmiş şehirlerinden biri... Ağaçlar arasında gizlenmiş ve ilk günkü gibi ayakta... Devasa bir alanın devasa şehri tam bin yıllar öncesinden tam önümüzde duruyor: Hamamı, Plaza Mayor Meydanı, Kayıp Dünya Piramidi, Jaguar, Maskeler ve en büyüklerinden Çift Başlı Yılan Tapınağı ve oyunun tarihsel imgesi olan sahalar hala gün gibi açık ve seçik... Mayalar hala yaşıyorlar, en parlak dönemleri geçse de bu topraklar hala onların...

Kültür mirasıyla birlikte insanlığın doğa mirası da olan Tikal içerdiği zengin yaşam biçimiyle insan ve doğa ilişkisini bir kez daha tasdik ediyor. İnsan doğanın bir parçasıdır tıpkı Tikal’deki tucanlar, jaguarlar, rengarenk papağanlar ve sesleriyle gözyüzünü yırtan yüzlerce kuş türü gibi... Ormanların gümbürtüsü sarıyor her yanı, hem kalıntılar için hem canlılar için koruyucu bir tanrı gibi hepsini insanlığa armağan ediyor... Hem de hiç karşılık beklemeden bin yıllardır...

Cobán

Ormanların içerisinde yeşil tonlarında ama kahve kokusunda ve orkidenin asaletinde bölgedeki en önemli yer denilebilir Cobán için. Bir yanıyla antik diğer yanıyla doğal yaşamın zenginlikleriyle var olan bir bölge. Maya uygarlıklarının beşiği ve yerleşim bölgelerinden olup bir yandan doğanın mirasını koruyarak diğer yandan kendini yenileyerek ilerleyen bir bölge. Yolları ve köyleri de oldukça zevkli... Sürekli yağan yağmurların serinlettiği yollar ağaçlar arasında inanılmaz bir keyif oluyor... Doğa her daim büyütmek için cenneti suluyor bölgeyi... Maya kalıntılarıysa parça parça her yere serpiştirilmiş gibi; bir hayvan ya da bir ağaç gibi doğaya ait duruyor...

Ve elbette Semuc Champey küçük şelalerin oluşturduğu her basamağında ayrı bir yeşillik ve maviliğin keşfedildiği inanılmaz bir deneyim... Gerçekten Mayalar’ın dediği kadar ‘Kutsal Su’... Doğal mağaralarıyla ve havuzlarıyla bambaşka bir evrenin kapıları bu kutsallıkta gizli sanki... Cobán’sa tüm bunları bünyesinde barındıran devasa bir kompleks gibi insanı kendine mühürlüyor... Her bir damla yağmur bu büyüyü de ağaçlar gibi besliyor...  

Atitlan Gölü

Nasıl anlatılır ki bir evrenin merkezi? Dünyanın tüm suları birleşmiş ve bu mavi rengi mi oluşturmuşlar acaba? Atitlan gölü tüm mavilerden tek bir mavi mi oluşturmuş? Yerlilerin merkezine seyahat mı gidilen?... Bir anda birleştiği gökyüzünde birbirlerinin aksini oluşturan birleriyle bir bütün olarak evreni sağlayan bu görüntü de neyin nesi? Mayaların ya da daha öncesinde Nahuatl’ların bir büyüsü mü bu? Yoksa Zutuhiler’in yeraltı tanrısı Maximon için yaptıkları rom mu çarptı bizi ya da buradaki bir tütün mü döndürüyor başımızı? Hepsi mi ritüelin bir parçası yoksa bir rüya mı Atitlan? Ya da gökyüzüyle suyun birleştiği noktada bizi kendimizle başbaşa bırakan sessizlik ve sonsuzluk mu bu? Yoksa nedir Atitlan Gölü? Suyu yardığımız ve göğe ulaştığımız bir yer mi?

Antigua

Sömürge döneminden kalma en güzel şey denilebilir Antigua için. İspanyol kolonilerinin bıraktığı yerleşim alanları hala ilk günkü gibi capcanlı. Mimarisi ve sokaklarının rengarenk yapısı sizi bir film setine götürüyor sanki. Pazarı ve insanlarıyla çok renkli bir hayatın merkezi gibi her şey... Festivallerin ve kutlamaların yapıldığı, sürekli dolu ve hareketli meydanları sizi otantik bir dünyanın sokaklarına aşık edecek...

Merkez parkı, çevresindeki katedral ve kiliselerle bir 16 yüzyıl gözümüzün önünde canlanıveriyor hemen. Hiçbir şey bozulmamış. Üç volkanik dağla korunuyor besbelli... Plajlarını da mavi ve yeşilin tonları ablukaya almış... Turizmin en başarılı örnekleri her bir koyda yeniden tescilleniyor. English Harbor bunlardan biri... Teknelerle açılmaksa buranın bir rutini... Küçücük bir ada yerleşimi için oldukça keyifli, her şeyin bir arada olduğu bir tatil Antigua’da mümkün...