Keşfetmek için Binrota Var!
MENU
Kelime veya Ülke Arayın
tur bölgesi
  • Kuzey Avrupa ve Rusya
  • Güney Doğu Asya
  • Orta ve Güney Afrika
  • Kuzey Afrika ve Ortadoğu
  • Hindistan ve Alt kıtası
  • Orta ve Latin Amerika
  • Avrupa
  • Kafkaslar ve Orta Asya
  • Uzakdoğu
tur dönemi
  • Yaz Turları 2019
  • Kurban Bayramı Turları 2019
  • Sonbahar-Kış Turlar 2019
  • Yılbaşı Turları 2020
Kapat

Moğolistan

Moğolistan

Cengiz Han’ın torunları bugün de at sırtında ve göçebe halde yaşamlarını sürdürüyorlar...

Yukarıda Rusya Federasyonu aşağıda Çin Halk Cumhuriyeti’yle sarmalanmış Moğolistan. Kutsal addedilen Tuul Nehri çevresine kurulan yerleşim yeri tarihin derinliklerinde çok eskiden beri yaşanılan bilinen ve var olunan bir coğrafya... Hunlar’dan Göktürkler’e ve son olarak Cengiz Han’ın kuruculuğundan bugünlere gelen kültürüyle, tarihiyle en eski medeniyetlerden biri... Orhun Anıtları Türkler’e ait ilk yazılı belge, bunun bir kanıtı olarak karşımızda duruyor...

Yaz kış sıcaklık farkı kadar, şehir ve şehir dışı alanlar arasındaki farkın da uçurum olduğu bu topraklar; hem ‘modern’ dünyadan örnekler taşırken hem de yıllarca sürdürülen göçebe hayatın ayak izleri rahatlıkla görülebilir. Batıdan doğuya doğru azalan yükseklik ve ormanlık alan, geniş düz arazilere, her tarafından geçilebilir yollara kendini bırakıyor ve ardından büyük Gobi Çölü’ne... Çeşitli inançların yer aldığı Moğolistan özellikle Budizmin etkisiyle yoğrulmuş bir toplum da meydana getirir. Özenle inşa edilen ve birçok Budiste ev sahipliği yapan manastırlar, tapınaklar, sonsuz evreni fizikiden siyasi harita haline getiriyor...

Başlıca Moğolistan Turları

Moğolistan denince akla gelenler

Ulan Batur

Ülkenin başkenti Ulan Batur... Tarihten günümüze kalan en önemli yönetim merkezi. Eski liderlerden Sukhbaatar’ın adını alan meydan tüm yönetsel işlerin aynası... Sovyetik mimarideki eski ve büyük, yüksek binalar yanında hükümet sarayı, belediye, kütüphane, opera, ulusal meclis ve bakanlıklar gibi bir çok yapı buradan hareket ediyor... Keza Cengiz Han’ın kocaman heykellerinin burada olması da bu anlamda rastlantı olmasa gerek...

Budistlerin mabedi olarak büyük ve geniş yapısıyla ve kocaman avlusuyla Gandantegchinlen bir manastır olarak yaşam merkezini andırıyor... Khadag’ların (bez) asıldığı yerde ifade ettiği umut, dilek, mutluluk ve yas şehirden uzaklaşıldığında yerlerini büyük boşluklara bıraktığı topraklar, büyük bozluklara yol alıyorlar... Kenarda köşede yer etmiş ‘Ger’lerde (Yurt) yaşayan halklar, göçer hayatın bir örneği gibi tarih kitaplarından çıkmış gibi... Doğal, samimi, ilkel ama huzurlu... Müthiş bir yaşam ve oksijen alanı... Ulan Batur düzlükleri, at sırtında bir yolculuğa çağırıyor... Kim bilir belki Naadam (Oyunlar) festivallerine de denk gelinir ve tüm Moğol kültürü capcanlı ayaklara serilir ya da ana meydanda bir yılbaşı gününe...

Karakurum

İmparatorluk zamanlarının başkenti ve önemli şehirlerinden biri Karakurum. Bölgenin en eski tarım alanlarından biri ve dolayısıyla yerleşimin en eski olduğu birimlerden birini oluşturuyor. Tarihin derinliklerine şahitlik eden, Türkler’deki ilk yazılı metinlerin yer aldığı Orhun Anıtları’nın burada bulunması da bu geçmişin bugünle iç içe geçmesinden kaynaklı bir durum olarak çarpıcıdır... Birer hitap metinleri olup bir tarafı Göktürk alfabesi, diğer tarafı Çince yazılardan oluşur. Bilge Kağan ve Kül Tigin anısına yaptırılan anıtlar bilim dünyasının en önemli buluşlarından biri olarak bilinir... 

İnanç dünyasında fetih ve hükümranlık süreçleri belirleyici toprakları da belirleyen unsurlar olmuşlardır. Daha önceleri Şamanizm’in etkilerinin görüldüğü -ki halen etkilerini çeşitli festivallerde görmek mümkün- bu topraklar, sonrasında -özellikle Tibet’ten gelen- Budizm’in yayılma mekanlarından biri haline gelmiştir. En eski tapınaklardan biri olarak ve mimarisiyle de etkisi aşikar olan Erdene Zuu Manastırı görülmeye değer müthiş bir yapı. Süslemeleri, desenleri ve çevresindeki bir çok Buda heykeliyle inanılmaz bir yer. Çevresinde sürekli yer alan Budist rahiplerinin ayinlerine şahit olabilir binlerce yıllık çanların altın sarısı estetiğine hayran kalabilirsiniz... Ve elbette Moğollar için ölümsüzlüğün, gücün ve korunaklı olmanın bir simgesi olan kaplumbağaların her yerde ve devasa ölçekteki heykelleriyse her yerdeler... Bize toplumların göçer de olsa, yerleşik de olsa devletlerin ya da isimlerinin geçici ama toprakların, doğanın ve yarattığı kültürlerin her zaman kalıcılığını ispat eder gibiler...